Ekonomi

    0
    77

    ZEYTİN ;

    Binlerce yıldır gıda, ilaç, merhem, kozmetik ve sağlık ürünü gibi amaçlarla kullanılan zeytin ve zeytinyağı, günümüzden 8 bin yıl önce Akdeniz Havası’nda üretilmekteydi.Kutsal kitapların tamamı zeytinden kutsal bir bitki ve Allah’ın insanlara bahşettiği önemli bir nimet olarak bahseder.Kuran-ı Kerim’de de birkaç ayette zeytinden bahis geçmekte,hatta üzerine yemin edilmektedir.

    Mitolojide ;

    Zeus, insanlığa en değerli armağanı veren Tanrı’ya yeni kurulan şehrin hükümdarlığını vereceğini belirtmiştir. Bunun üzerine deniz tanrısı Poseidon ile barış ve bilgelik tanrıçası Athena mücadeleye girişirler. Poseidon üç dişli çatalını bir kayaya saplar ve savaş kazanacak atı yaratır.Athena ise mızrağını yere saplayarak zeytin ağacına dönüştürür. Şehir halkı bu zeytin ağacının büyük bir zenginlik ve bereketin kaynağı olduğuna karar verir ve onuruna bu şehre Atina adı verilir.

    Anadolu’dan başlayıp bütün Akdeniz ve Hazar Denizi kıyılarına yayılan zeytin, Akdeniz mutfağı ve Akdeniz tipi beslenmenindeğerinin anlaşılmasıyla her geçen gün önem kazanmaktadır. Zeytinyağı, altın sıvı olarak da bilinir.İki ayrı zeytinyağı hiçbir zaman aynı özellikleri göstermez.Her biri sahip olduğu toprak, iklim, zeytin özellikleri, yaş ve üretim şekliyle eşsizdir.

    İnsan sağlığı açısından ;

    kalp hastalığı, şişmanlık, kanser türleri, şeker hastalığı , iştah açıcı, idrar söktürücü , ateş düşürücü, dahilen müshil ve safra söktürücü, haricen yumuşatıcı ve yapıştırıcı etkiye sahiptir. Akdeniz tipi beslenen insanlarda bu rahatsızlıkların daha düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir.

    Zeytin ağacı ;

    Zeytin ağacı, ağır ve zahmetli büyür, ancak buna değecek denli uzun ömürlüdür. Bazı bölgelerde bin yaşından büyük ağaçlar vardır. Yaprakların üst yüzü koyu yeşil, alt yüzü ise gümüş renklidir. Ağacın gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır ve ağaç ölse de köklerinden yenisi çıkar. Tüm eski yazılı kaynaklarda Mezopotamya, Akdeniz ve Ege bölgelerinin zeytin ağaçları ile süslü olduğundan söz edilir.

    Zeytinyağı türleri ;

    Zeytinyağının koku, renk ve asit derecesi ile; tat ve elde ediliş biçimine göre değişen türleri vardır.
    NATÜREL ya da diğer deyişle SIZMA zeytinyağı ;
    Soğuk pres yöntemiyle zeytinden elde edilen ilk yağdır. Genellikle çiğ olarak tüketilir ve salatalara, haşlanmış sebzelere, soslara konur.

    ORGANİK Zeytinyağı ;

    Son yıllarda gelişen bir anlayışın ürünüdür. Bu yöntemde, yağ alınmadan önceki aşamada zeytin ağacına özel bir bakım uygulanarak, tanelerin ilaç ve kimyasal madde içermeden yağa dönüşmesi hedeflenir. Bu yolla elde edilen mahsulün, yukarıda ki yöntemle sıkılması halinde sonuç olarak “organik yağ” olacaktır. Ancak, bu tür yağı içerdiğini savlayan ambalajda uluslararası bir kuruluş güvencesinin olması, tüketicinin dikkat etmesi gereken önemli bir noktadır.

    RAFİNE Zeytinyağı ;

    Yüksek asitli zeytinyağının rafine edilmesinden elde edilir ve daha çok yağın lezzetine alışık olmayan ülkelerde tüketilir. Light olarak adlandırılan bu tür yağın rengi daha açık ve kokusu daha hafiftir.

    RİVİERA Zeytinyağı ;

    Rafine ile natürel zeytinyağının özel karışımından elde edilen yağdır.

    Son yıllardaki yaygın inanışın aksine her türlü zeytinyağı kızartmalar için en ideal yağdır. Çünkü yanma derecesi diğer yemeklik yağlardan yüksektir. Erime noktası da 5-7 C olduğundan kolay hazmedilir. Zeytinyağı oda sıcaklığında, ancak ışıksız yerde saklanmalıdır ve buzdolabına koymaya gerek yoktur.
    Çeşitli bitki ve otları zeytinyağında bekleterek, birbirinden değişik değişik soslar elde edilebilir. Sarımsak, soğan, fesleğen, Hindistan cevizi tohumu, taze kekik, biberiye ya da defne yaprağıyla bekletilmiş zeytinyağı ile olağanüstü tatta satalar, mezeler ve yemekler hazırlamak olanaklıdır.
    Küçükkuyumuza geldiğinizde zeytinyağımızı tatmadan evinize dönerseniz dünyanın 8.harikasının zevkine varamazsınız.